Stron w wątku:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >
Off topic: UYARI: Dikkat Scam
Autor wątku: Adnan Özdemir

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Yüksel: Bu kadarını yapacaklarını ben bile tahmin etmiyordum" Aug 11, 2016

--Alıntı--

Anadolu Ajansı 11 Ağustos 2016 - 11:12
-----------

2000 yılında hazırladığı iddianame ile Gülen'i yargılayan dönemin DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, "Silahlı kuvvetlere bu kadar güçlü gireceklerini, sadece silahlı kuvvetlere değil, adliyeye de bu kadar güçlü gireceklerini, ele geçireceklerini tahmin etmemiştim. Ama ele geçirdiler. En sonunda da bu darbeyi de bu kadar güçlü yapacaklarını tahmin etmiyordum ama yaptılar" dedi.

Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) döneminde Türkiye'nin en çok konuşulan soruşturmalarına imza atan, "Demir Savcı" lakaplı Nuh Mete Yüksel, 2000'de hazırladığı Fetullah Gülen iddianamesinde, Gülen cemaatinin illegal yapılanmasını gözler önüne sermişti.

İddianamesinde, Gülen'in, "laik devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasa dışı örgüt kurup, bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu"nu, Gülen'in TSK'yı ele geçirmek amacıyla sızma politikasını sessiz ve derinden devam ettirdiğini vurgulayan Nuh Mete Yüksel, o günleri AA'ya anlattı.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in o dönemde gençlik üzerinde yoğunlaştığını ve bunun için "İşık Evleri"ni kurduğunu anlatan Yüksel, şöyle devam etti:

"Işık evlerinde gittikçe çoğalma, kendi tabiriyle bir gölleşme faaliyetine geçti. Bunun yanı sıra devleti ele geçirme çabasına geçti. İlk defa emniyetten başladı. Ondan sonra kendi tabiriyle mülkiye, adliye, askeriye üzerinde yoğun bir çaba sarf etti. 'Buralarda güçleneceksiniz, çoğalacaksınız, buralarda devleti ele geçirecek güce erişinceye kadar mücadele edeceksiniz' diye talimatlar verdi. Bu talimatları o zamanlar piyasaya çıkan kasetlerde gördük, okuduk. 'Dünyayı elinize alacağınız güce erişinceye kadar, girişeceğiniz her hareket erkendir' dedi. Bunu yasakladı. Bunlar, bir örgüte verilen talimatlardı."

OKULLAR BANA GÖRE İNAHET YUVASIDIR

Gülen'in daha sonra okullarını kurduğunu belirten Yüksel, "Fetullah'ın okulları başlı başına bana göre bir ihanet yuvasıdır" diye konuştu.
Bu okullarda Atatürk ve Cumhuriyet aleyhindeki faaliyetlerin yoğun şekilde devam ettiğini aktaran Yüksel, Gülen ile bağlantılı okullarda Türkçe öğretilmediğini, gayenin İngilizce öğretmek olduğunu dile getirdi. Yüksel, İngilizce eğitim verilmemesi halinde bu okulların açılmasına ABD'nin ve İngiltere'nin müsaade etmeyeceğini söyledi.
Söz konusu okullarda gizli şekilde laiklik, Atatürk ve Cumhuriyet aleyhinde faaliyetler yürütüldüğünü anlatan Yüksel, "Mesela okula bir misafir geleceği zaman herhangi bir bürokrat, bakan, bir büyük iş adamı, hatırlı bir kişi geleceği zaman hemen tozlu mahzenlerdeki Atatürk resimleri, büstleri çıkarılır, temizlenir, konur, misafiri gönderdikten sonra 'kaldırın bu deccalı buradan' diye komut verilir ve deccal diye hakaret ettikleri Atatürk'ün resimleri, büstleri yine mahzenlere atılırdı. Bunu da bürokratlarımız bile bile, bazen bilmeden saf bir şekilde yediler, yuttular kaba tabiriyle" ifadelerini kullandı.

EMNİYETE İYİCE YERLEŞMİŞLERDİ

Takip ettiği bu gelişmeler üzerine soruşturmaya başladığını belirten Yüksel, şöyle konuştu:
"Piyasaya yayılan kendisinin konuşmalarını içeren kasetleri topladım. Bu arada onun eski talebesi olan bazı öğrencileri onun gerçek yüzünü görerek geldiler, davaya müdahil olarak katıldılar. Tanıklık yaptılar. Onlarla mesai yaptık. Rahmetli (Necip) Hablemitoğlu'nun kitaplarını okudum. Onun makaleleri çok nefis, zengin makalelerdi. Emniyetten hiçbir şey almadım, emniyet sıfır. Emniyetin içine epeyce yerleşmişlerdi. Fetullah hakkında gerçekten soruşturma yapan bir grup vardı. Osman Ak ve Cevdet Saral. Osman Ak, yanlış hatırlamıyorsam Ankara Emniyet Müdürlüğü istihbarattan sorumlu emniyet müdür yardımcısıydı, Cevdet Saral da emniyet müdürlüğü yaptı. Bu grup samimi olarak soruşturmayı yaptı. Şimdi çıkıp ahkam kesiyorlar 'biz soruşturma yaptık, biz bunu yaptık, şunu yaptık' diye. Bu yalan. O zaman söylediğim kişiler hariç hepsi Fetullah'ın yanında yer aldı. Çünkü Fetullah o zaman bayağı itibarlı bir kişiydi. Fetullahçı olmak demek, istikbalinin açılması, önündeki yollarının açılması demekti. Onun için hep Fetullah'ın yanında oldular."

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ FETÖ'NÜN OYUNUNA GELDİ

Açtığı davanın mahkumiyetle sonuçlandığını ancak cezanın tecil edildiğini anlatan Yüksel, bununla da yetinilmediğini, davanın tekrar ele aldırıldığını söyledi. Yüksel, o zamana kadar çok iyi bir daire olan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin "Fetullahçıların oyununa geldiğini ve kararı bozduğunu", sonunda da beraat çıktığını kaydetti.

10 YIL HAPİS İSTEMİŞTİ

Gülen'in yargılanmasına 16 Ekim 2000 Pazartesi günü başlandı. Ankara 2 No'lu DGM'de görülen davaya, ABD'de bulunduğu bildirilen Fetullah Gülen katılmadı. Mahkemece, Fetullah Gülen'in adresinin tespit edilmesi için Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları aracılığıyla ABD'ye müzekkere yazıldı, Gülen hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Yargılama sonucunda, 10 Mart 2003'te mahkeme Gülen'i suçlu buldu ancak davanın kesin hükme bağlanması, kamuoyunda "Rahşan affı" olarak bilinen 4616 sayılı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca ertelendi. Gülen'in, 5 yıl içinde aynı tür veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlemesi durumunda dava yenilenecek, bu süre içinde aynı cins veya daha ağır bir suç işlememesi durumunda ise dosya işlemden kaldırılacaktı.

Gülen'in avukatları, 3713 sayılı Yasa'da yapılan değişiklik ve 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca yeniden inceleme ve beraat talebinde bulundu. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Mayıs 2006'da Ankara 2 No'lu DGM'nin kararının kaldırılmasına ve Gülen'in beraatına oy birliğiyle karar verdi. Beraat kararının gerekçesinde, Gülen'in anayasal düzeni değiştirme amacı güttüğüne ilişkin delil bulunmadığı, aksine devlet yanlısı tutumu nedeniyle dini motifli radikal terör örgütleri tarafından tehdit edildiği belirtildi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin bu kararının temyizini görüşen Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nden de onama kararı çıkması üzerine dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya karara itiraz etti. Yalçınkaya, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin beraata ilişkin 5 Mayıs 2006 günlü hükmünün bozulmasını istedi. İstemi görüşen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008'de oy çokluğuyla itirazı reddetmesiyle Gülen'in beraatı kesinleşmiş oldu.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yuksel-bu-kadarini-yapacaklarini-ben-bile-tahmin-etmiyordum-40189151


[Edited at 2016-08-11 10:06 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ SÖZLÜĞÜ" Aug 11, 2016

--Alıntıdır--


Cemaat, Camia, Hizmet Hareketi: Fethullahçılar kendilerini anlatmak için çeşitli isimler kullanmayı tercih etmektedir. Döneme göre farklılıklar gösterecek biçimde cemaat, camia, hizmet hareketi bu amaçlarla seçilmiş isimler…

Mahrem Yerler: Harp Okulları, GATA , TSK, polis kolejleri, yargı kurumları, Emniyet, MİT , TİB, ÖSYM, Tüb itak gibi kurumlar.

Mahrem Hizmet: Mahrem sayılan devlet kurumlarında örgütün yürüttüğü faaliyetler.

İmam: Örgütün sorumlu yöneticisi olan erkek kişi. Din bilgisine sahip olması aranmaz. Kainat, kıta, ülke, bölge, şehir, semt ve mahalle imamı vardır. Coğrafi örgütlenme dışında her kurumun da ülke imamına bağlı olan bir imamı vardır.

Tedbir: Fethullahçıların yakalanmamak, soruşturmaya uğramamak için geliştirdikleri önlemler. Dini kurallara bağlı olmadan kendini farklı göstermek (içki içmek vs.) bunlardan biridir.

Işık Evi: Fethullahçıların örgüte kadro kazandırmak, yardım toplamak ve eğitim faaliyeti yürütmek üzere açtıkları evler. İlki İzmir Tepecik’te 1966 yılında açıldı.

Hususi evler: Büyükşehirlerde askeri ve polis okullarının bulunduğu ve bu hizmetlere yönelik hizmetlerin takip ve organize edildiği evler.

Himmet: Örgütün finansmanı için kestiği vergi. Bekâr kamu görevlileri maaşının yüzde 15-20’sini, evliler ise yüzde 10’unu himmet olarak öder. Toplanan paranın yüzde 15’i ‘kutsal pay’ olarak Gülen’e gönderilir.

İstişare: Bir iş yapılmadan önce örgütün abisinin veya ablasının emrinde toplanıp karar verme.

Şefkat tokadı: Abinin talimatına uymakta ihmal gösteren kişinin bir kötülükle ikaz edilmesi. Bu kötülüğün Allah’tan geldiğine inanılır.

Tazir: Örgütten bir kimsenin ayrılacağı veya kopacağı sezilirse veya itaat dışına çıkanlara tazir uygulanır.

Zecr tokadı: Örgütten ayrılan kimsenin aklını başına alması için örgütün vurduğu etkili ve tesirli bir darbe.

Tart: İtaat etmeyen ve tekrar kazanılması mümkün olmayan cemaat üyesinin kovulması.

Abi: Bir ışık evi ya da en küçük örgüt biriminin sorumlusu. Abilik gibi ablalık da vardır ama kadınlar üst düzey yönetici olamazlar.

Fetih: Kamu idarelerinde kadrolaşma.

Fetih okutma: Kamuya giriş sınavlarının sorularının elde edilerek sınavı kazandırma.

Altın nesil: Cemaatin öğretisini benimseyen ve Gülen’e itaat eden kişilerin genel adı.

Kıtmanilik: Gülen’in sezilmemek için geliştirdiği ve çarçabuk işleri yapmayı emreden öğretisi.

Maklube: Salata, yoğurt ile pilav arası patates kızartması ve et karışımı bir yemek. Kazanılacak kişiye özellikle maklube ikram edilir.

-------------------------
Kaynak + kapsamlı yazı: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/yazi_dizileri/581491/iste__FETO__sozlugu.html

Fetullah Gülen futbol üzerindeki gizli emellerini böyle itiraf etmiş! -> http://www.sabah.com.tr/webtv/spor/fetullah-gulen-futbol-uzerindeki-gizli-emellerini-boyle-itiraf-etmis

[Edited at 2016-08-11 16:58 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ 'gönüllü' CIA ajanı oldu" Aug 11, 2016

--Alıntı--

Yazı: ABDURRAHMAN ŞİMŞEK Giriş Tarihi: 11.6.2016

İstihbarat birimlerinin raporunda, Gülen Örgütü’nün ABD gizli servisi CIA için ‘kendi isteği ile işbirliği ve ajanlık yaptığı’ vurgulanıyor. ABD de çıkarları gereği Gülen ve örgütünü kullanıyor.

İstihbarat birimlerinin hazırladığı 'Fetullah Terör Örgütü' başlıklı raporda, örgütün geçmişi, amacı ve yöntemleri konusunda resmi raporlara ilk kez giren kritik bilgiler yer aldı. Raporda Gülen Örgütü'nün ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'ndaki (CIA) konumu, 'walk-in' tabir edilen 'kendi isteği ile işbirliği ve ajanlık yapma' şeklinde özetlendi. Raporda ABD'nin Ortadoğu ve Türkiye'deki stratejilerine uygun olarak Fetullah Gülen'i ülkesinde himaye ettiği ve Gülen ile örgütünü kullandığı belirtildi.

EL KAİDE GİBİ KÜRESEL ÖRGÜT
Raporda Fetullah Gülen'in, PKK'nın kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinden bir ay sonra, 21 Mart 1999'da ABD'ye gittiği hatırlatılıyor. FETÖ raporunda Paralel Yapı, ABD'nin Pensilvanya eyaletinden yönetilen, Türkiye'nin ekonomik kaynaklarını kullanan, 165 ülkede yüzlerce kuruluşu, binlerce mensubu ve milyarlarca dolarlık ekonomik gücü olan bir yapı olarak nitelendiriliyor. Raporda FETÖ'nün üye sayısının tam bilinmediği, örgütün gerek üye sayısını, gerekse üyelerinin becerisini olduğundan fazla göstererek güçlü görünmeye çalıştığı belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor: "Fetullah Gülen silahlı ayrı bir güç oluşturup devletle savaşmak yerine sinsi bir taktik geliştirmiş ve devlete ait silahları kullanan kişileri yetiştirip yerleştirerek devleti elindeki silahla vurma üzerine planını kurmuştur. Diğer bütün terör örgütlerinden farkı, devlet imkânlarını devlete karşı terör amacıyla kullanma modeli geliştirip başarıyla uygulamasında görülmektedir. ABD'yi kendilerinin yönettiğini ve emirlerine itaat ettirdiğini üyelerine övünerek anlatan örgüt, Türkiye'deki ve dünyadaki üyelerine çok güçlü oldukları görüşünü kabul ettirmiştir. Örgüt üyeleri ABD'yi kendilerinin yönettiğini, bu nedenle hocalarının orada oturduğunu sanmaktadır. Örgüt üyeleri bütün dünyayı bu şekilde kendilerinin yönettiğine inanmaktadır. Gerçekte örgüt küresel emperyal devletlerin çıkarlarına hizmet etmekte, Türkiye düşmanlığı yapmaktadır."

KÂİNAT İMAMLIĞI ÜTOPYASI
Raporda, 17-25 Aralık operasyonu, paralel yapılanmanın despotizmini Türkiye'de egemen hale getirmek üzere anayasayı kaldırmak üzere girişilen darbe planı olarak nitelendiriliyor. Bu girişim, Gülen'in cami vaizliğinden kâinat imamlığına ve dünya hâkimiyetine giden ütopik yolculuğunun son aşaması olarak değerlendiriliyor. Raporda her ülkede örgütlenen ve Afganistan ile Pakistan'daki ana üslerinden yönetilen el Kaide gibi FETÖ'nün de Pensilvanya'daki ana merkezden yönetilen küresel bir örgüt olduğu kaydediliyor. Raporda Türkiye'de iktidar, muhalefet, ordu, cemaatler, STK'lar ve üniversitelerin bu yapılanmanın 40 yıllık gelişim sürecinden sorumlu olduğu da belirtiliyor.

FARKLI İMZALARLA EMEKLİ AYLIĞI ALIYOR
Raporda Fetullah Gülen'in sigorta ve emeklilik kayıtlarıyla ilgili de önemli bilgiler yer alıyor. Buna göre Gülen, SGK'ya birbirinden farklı imzalarla belge sunmuş olmasına rağmen emekli aylığı alıyor. Bir bankanın Erzurum şubesindeki ödeme kayıtlarına göre Gülen'e 1 Şubat 1990'dan itibaren aylık ödenmeye başlandığı ve son olarak 20 Ocak 2015 günü 1313.73 TL maaşı, kardeşi vasıtasıyla İzmir'de bir ATM'den çektiği bilgisi veriliyor. Rapora göre parayı, Gülen'in verdiği vekaletname ile çeken kişi ise kardeşi Seyfullah Gülen. Seyfullah Gülen'in adı, bilindiği üzere Erzurum'da bir kız çocuğuna taciz olayına karışmıştı.

'DOĞUM GÜNÜM 10 KASIM' DİYOR
Raporda Fetullah Gülen'in hayatı, örgütün devlete sızma stratejisinin bilinmeyenleri ve üst düzey yöneticileriyle ilgili de önemli bilgiler yer aldı. Raporda Gülen hakkında şu bilgilere yer verildi: "Fetullah Gülen'in doğum tarihi 27.04.1942 iken nüfus kayıtlarında yılı 1941 olarak düzeltilmiştir. (Vaiz olabilmek için yaşı büyütülerek memur olacak yaşa çıkarılmıştır). Gülen, sohbetlerinde doğum tarihini 10 veya 11 Kasım 1938 olarak açıklamıştır. Bunun sebebi kendini Mehdi olarak gördüğünden Deccal kabul ettiği Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm tarihini kendisine doğum tarihi seçmiştir. (M.F.G.'nin başındaki M harfi, Muhammed'in kısaltmasıdır ve Muhterem- Mesih-Mehdi isimlerini de çağrıştırmaktadır.)"

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/06/13/feto-gonullu-cia-ajani-oldu

[Edited at 2016-08-11 15:06 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Gülen'in ilk öğrencisi: Yalancı zorba" Aug 12, 2016

--Alıntı--

Giriş Tarihi: 12.8.2016 10:51 Güncelleme Tarihi: 12.8.2016 10:57

Fethullah Gülen’in 1977’deki ilk öğrencilerinden Yalçın Dağ, Gülen’in daha o günlerde darbe hayalleri kurduğunu belirterek şunları söyledi: “İstediklerini yapmayınca falakaya yatırılıyorduk. En ufak itirazın cezası falakaydı. Dayakları Fethullah Gülen bizzat kendisi atardı.” “Söylendiği gibi hasır üzerinde yatmıyordu. Lükse çok düşkündü, o dönemin en ileri teknolojik ürünlerinden faydalanıyordu.”

FETÖ'nün Türkiye'de 1977'de açtığı yurdun ilk öğrencilerinden Yalçın Dağ, "Fethullah Gülen o yıllarda "Öyle hazırlanacağız ki devleti tam olarak ele geçirdiğimiz zaman meydana çıkacağız' diyordu. Ama bunu her zaman söylemiyordu.

Cümlelerinin aralarına sıkıştırarak söylerdi" dedi. Gülen'in Bozyaka'da 1977'de açtığı Akyazılı Orta-Yüksek Eğitim Vakfı'nın ilk öğrenci grubu arasında yer alan Dağ, yurtta yaşadıklarını Yeni Asır'a anlattı.

Kendisinin daha o zaman Gülen'in gerçek yüzünü görerek 1979'da yurttan ayrıldığını söyleyen Dağ, "Fethullah Gülen insanları din ile aldatıyordu" diye konuştu.

Yurda girmek için mülakatta başarı şartı olduğunu kaydeden Dağ, "Güzelyalı'da 3 katlı ahşap bir binaya götürdüler bizi.

Camları tamamen kapalıydı.

Benimle beraber 45 öğrenciye mülakat yaptılar. En dikkat çeken soru, 'Hocanızla kavga etseniz, ailenizi mi tercih edersiniz, yoksa yurdu mu tercih edersiniz' sorusuydu" dedi.

Dağ, şunları anlattı:

"ATATÜRK DÜŞMANIYDI"

Mustafa Kemal Atatürk'e düşmandı. Yurdun bahçesine Atatürk büstü koydurmuştu.
Bize büstü göstererek, 'Bu bizim düşmanımızdır. Gelip geçerken fark edilmeden büste tüküreceksiniz' dedi. En ufak karşı çıkmada falakaya yatırılıyorduk.

Dayakları Fethullah Gülen bizzat kendisi atardı.


HİMMET TOPLANTILARI

Yurtta 3 ayda bir himmet toplantısı yapılırdı. 25 çocuk yan yana dizilirdik. Gülen, Hz.
Ebubekir'in hayatından örnekler vererek himmet verilmesi gerektiğini söylerdi. Biz de zorla ağlardık. Böylece duygulanan işadamları himmet verirdi.

77'DE GÖRÜNTÜLÜ SİSTEM

Gülen, söylendiği gibi hasır üzerinde yatmazdı. Lükse çok düşkündü. O zaman Türkiye'de telefonlar çevirmeliyken, odasında çoklu numara arayabilen telefon vardı. Birçok kapıda da görüntülü diafon bulunuyordu.
Bu bahsettiğim 1977 yılıydı.

AÇ BIRAKMA CEZASI

Ailemi 15 günde bir görebiliyordum.

Eğer aynı gün akşam 6'dan sonra gelirsem, o gün yemek vermezlerdi. Gece de Gülen bizzat kendisi falaka dayağı çekerdi. Ben bunların en başta hain olduğunu anladım.

KÖYLÜYÜ DE SÖMÜRMÜŞ

Yazın köylere Risale-i Nur'dan ve Fethullah Gülen'den bahsetmek için gönderilirdik.
Köyde 2 ay boyunca müezzinlik yapardık. Boş vakitlerde köylülerle Fethullah Gülen hakkında sohbet ederdik.
Yaz sonunda da köylülerden himmet adı altında para ve erzak toplardık. Yurt o zaman ailemizden para alıyordu. Ama bu himmet paraları Gülen'e gidiyordu.

Ben bu paraları toplamadığım için sürekli dayak yiyordum.
Sonunda beni yurttan attılar.

SİVİL GİYİMLİ ASKERLER

Fethullah Gülen daha o yıllarda ordunun içine sızmıştı.
Denizli'de yazın kampa giderdik.
O kampta Risale-i Nur okurduk. Akşam olduğunda kitapları kasa içine koyup toprağa gömerdik. Bizi teftiş etmeye sivil giyimli bir astsubay, yüzbaşı ve üsteğmen gelirdi.
Daha o dönemden askere sızmışlardı. Bu askerler Ege Bölgesi'nden sorumluydu.
Bunları birkaç kez yurtta da görmüştüm. FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan Tekirdağ Vali Yardımcısı Mümin Heybet de yurdun ilk öğrencileri arasında yer alıyordu.
Mümin Heybet Ensariler grubundandı. O grup ensar gibi yetişecek, üstün bakılan gruptu. Nitekim devletin en önemli kurumuna kadar sızmayı başardı. Ancak şu an cezaevinde.

1. kaynak: Yeni Asır
2. kaynak: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/12/gulenin-ilk-ogrencisi-yalanci-zorba

[Edited at 2016-08-12 08:18 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ'nün hileli torbasından çıkan isim" Aug 12, 2016

--Alıntı--

10:58 Ağustos 12, 2016


FETÖ mensuplarının polis içinde ilk olarak 1991 yılında 'hileli kura' organizasyonu yapmış olduğu ortaya çıktı. Hileli kura çektiği için meslekten atılan ve mahkeme kararıyla dönen Ali Bilkay, 2011-2014 yıllarında İzmir Emniyet Müdürlüğü yaptı. 17-25 Aralık'tan sonra görevden alınan Bilkay, 'Askeri Casusluk Kumpası Davası'ndan bir süre hapiste yattı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün 1991 yılından itibaren özellikle emniyet birimlerinde kullandığı 'hileli kura' yöntemine dair şok gerçekler günbegün ortaya çıkıyor.

Örgüt mensuplarının emniyet içinde ilk olarak 1991 yılında 'hileli kura' organizasyonu yaparken fark edildi. Al Jazeera'nın haberine göre olaylar şöyle gelişti:

Belirlenen torbadan kura
-Yıl 1991. Aylardan Eylül. Polis Akademisi'nin Ankara Anıttepe'deki binasının önüne Saat 24:00'de yani gece yarısı sivil bir araç yanaşır. Aracın içinde birkaç ay önce Emniyet Genel Müdürlüğü'ne atanan Ünal Erkan ve yardımcısı Ümit Erdal vardır. Okul nizamiyesindeki nöbetçi, sivil aracı uyarmak için yanaştığında Emniyet Genel Müdürü'nü tanır ve hazır ola geçer.

Ünal Erkan 1978'e kadar Polis Koleji olarak hizmet veren ve kendisinin de mezun olduğu okulu iyi tanır ve doğruca kütüphane olarak kullanılan salona gider. Salonda polis akademisinden mezun olmuş komiser muavini olmanın eşiğindeki öğrenciler ve velileri vardır. Mezunlar tek tek bir odaya girerek görev yerlerinin belirleneceği torbadan kuralarını çekiyordu.

Lise özel olarak hazırlanıyordu
Ünal Erkan ve yardımcısı kura çekiminin yapıldığı odaya girer. Bundan sonrasını Ünal Erkan, 2004 yılında Çağın Polis Dergisi'ne verdiği mülakatta şöyle anlatıyordu:

“Yeni mezunlar içeri tek tek alınıyordu. Başkanın önündeki masanın altındaki sehpalarda birkaç tane torba bulunuyordu. Her bir torbada istihbarat, kaçakçılık, trafik gibi birimler için lazım gelen sayıda kura kâğıtları vardı. Geri kalanlar da ayrı bir torbadaydı. İçeri giren yeni mezun, eğer kayırılacak eleman ise özel olarak hazırlanmış torbadan kura çekiyordu. Gariban ise yani herhangi bir kayıranı yoksa masa üstündeki torbadan kura çekiyordu.”

Ünal Erkan ve yardımcısı kura çekimine müdahale ederler, durdururlar ve hemen o anda tutanak tutulur, soruşturma başlar. Soruşturma sonucunda ortaya çıkan gerçek, mezunlarının olduğu listede bazı isimlerin işaretli olduğu ve işaretli bu isimlerin istihbarat, kaçakçılık, personel, Emniyet Genel Müdürlüğü merkezi gibi kritik yerlerin yazılı olduğu torbadan kura çekmesiydi. Ünal Erkan'ın talimatıyla müfettişler soruşturma başlatır.

Hileli kuradan Gülen çıktı
İsimleri işaretli olan bazı öğrenciler soruşturmada, "Biz Karşıyaka Semti'nde Fetullah Gülen Hoca'nın açtığı Işık Evi'nde toplanırız. Orada eğitim alırız" cevabını verir. Ünal Erkan, Karşıyaka'daki adrese baskın yaptırır. Söz konusu evde Fetullah Gülen'e ait kitaplar, video kasetler ve başka bazı yayınlar bulunur.

Kura çekiminin o zamanki tanımlamayla “Fethullah Hoca'nın Talebeleri Örgütü”nün bir organizasyonu olduğu ortaya çıkar. Soruşturma hem adli hem de idari olarak devam eder. Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu'nun talebi üzerine dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı “Bazı Emniyet Mensuplarının İllegal Faaliyetleri” başlıklı bir raporu 10 Mart 1992 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığı'na gönderir. Raporda, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliklerini değiştirerek yerine şeriat düzenini getirmeyi amaçlayan illegal “Fethullah Hoca'nın Talebeleri” adlı örgütün, tüm Türkiye genelinde olduğu gibi, Teşkilatımız içinde de örgütlendiği” ifadesine yer veriliyordu. Dört sayfalık raporda örgütün devlete sızma çalışması içinde olduğu da vurgulanıyordu: “Elde edilen bilgiler doğrultusunda yapılan takip-tarassut ve tahkikatlarda, Ankara Polis Koleji öğrencilerinin %50'sine yakın bir kesimi ile çeşitli şekillerde temas kuran örgüt elemanları, kendilerine yakın olarak üzerindeki ajitasyon çalışmalarını sistemli olarak yürütmektedirler. Örgütün yapılanmadaki temel stratejisine bağlı olarak, devlet dairelerinin önemli yerlerine yerleşme planını, en tabandan uygulamaya koymaları teşkilatımızda da gözlenmektedir. Gelecekte Emniyet Teşkilatı'nın bürokratlarını oluşturacak Polis Koleji öğrencileri için, koleje seçimden itibaren her aşamada sistematik bir çalışmanın yürütüldüğü görülmektedir.”

Raporda örgütün Polis Koleji ve Akademisi sorumlularının isimleri, adresleri, buluşma mekânları ve en önemlisi Türkiye'nin adını 2000'li yıllarda Gülen Cemaati'nin 'Emniyet İmamı' olarak duyacağı Kemalettin Özdemir'in işyeri adresi ve görevi ayrıntılı olarak yazıyordu. Raporun son cümlesi “her türlü takip ve tarassut (dikkatle gözleme) devam edilmektedir” diye bitiyordu.

Emniyet Müdürü oldu
Emniyet içindeki idari soruşturma 1992'nin Haziran ayında sonuçlandı. 10 ay süren soruşturma sonucunda Polis Akademisi Başkan Yardımcısı Emniyet Müdürü Hasan Basri Ergül, Akademi Sınıflar Amiri Ali Bilkay ile Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı Atama Şubesi Görevlisi Komiser Talip Özdemir “görevi kötüye kullanma” ve “kura ile atamada usulsüzlük” suçlarından polislikten atıldılar. İki polise ise 24 ay tenzil-i kıdem cezası verildi. Atılma gerekçesinde istihbarat raporlarında geçen “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliklerini değiştirerek yerine şeriat düzenini getirmeyi amaçlayan illegal "Fethullah Hoca'nın talebeleri örgütü” üyeliği gibi bir ifade yoktu.

Meslekten çıkarılan üç isim Ünal Erkan ve yardımcısının ellerinde hileli torba yakaladığı isimlerdi. Bu isimler İdare Mahkemelerine açtıkları davanın ardından tekrar Emniyet Genel Müdürlüğü'ne döndüler. Göreve dönen isimlerden Ali Bilkay bu isimlerden en dikkat çekici olanı. Emniyet içinde farklı görevler yapmasının ardından 2011 yılında İzmir'e Emniyet Müdürü olarak atandı. Görev süresince İzmir'de kumpas davası olduğu ortaya çıkan “Askeri Casusluk Operasyonları” yapıldı. 17-25 Aralık operasyonlarının İzmir ayağını Bilkay yürüttü. Bunun ardandan 2014 yılında görevden alındı, 9 Kasım 2015 tarihinde “Paralel Yapı ve Askeri Casusluk Kumpası Davası”ndan tutuklandı. 24 Haziran 2016'da tahliye edildi.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/gundem/fetonun-hileli-torbasindan-cikan-isim-2509932

[Edited at 2016-08-12 08:27 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"648 hakim savcıya yakalama" Aug 12, 2016

--Alıntı--

HSYK tarafından önceki gün açığa alınan 648 hakim ve savcı hakkında FETÖ üyeliğinden yakalama kararı çıkarıldı

Osman Özgan
04:00 Ağustos 12, 2016
Yeni Şafak

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesi'nce önceki gün geçici olarak görevden uzaklaştırılan 550'si adli, 98'i idari yargı olmak üzere 648 hakim ve savcı hakkında yakalama kararı verildi. 648 yargı üyesine operasyonlar başladı. Bu kapsamda birçok kentteki adliye binalarında ve konutlarda aramalar yapıldı. Bazı hakim ve savcıların görev yaptıkları adliyelerde duruşma salonundayken gözaltına alındığı öğrenildi. Bu isimler silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan sorgulanacak. Şüpheliler arasında çok sayıda Yargıtay Tetkik Hakimi ve Yargıtay Savcısı da bulunuyor. Ayrıca listede, 20 Temmuz'da faaliyete giren ve geçtiğimiz mart ayında atamaları yapılan Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) üyeleri ile HSYK müfettişi ve Vergi Mahkemesi üyesi de yeralıyor.

SÜMENALTI EDİLMİŞTİ
648 şüpheliden 24'ünün Ankara Adliyesi'nde görev yaptığı öğrenildi. Maliye Teftiş Kurulu tarafından vergi dairelerinde ve denetim birimlerinde kullanılan VEDOP'un sistem ve vergi güvenliğinin tespitine yönelik çalışmalar sırasında, önemli isimlerin mal varlığı ve vergi bilgilerinin usulsüz olarak sorgulandığı tespit edilmişti. İsimleri sorgulananlar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP eski Genel Başkanı Baykal da vardı. 2006 yılında yaşanan olayla ilgili Ankara Başsavcılığı soruşturma başlatmış ancak dosyanın sümenaltı edildiği ortaya çıkmıştı.

O İSİMLERDEN BAZILARI
O dönem 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararına imza atan Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu savcısı Erdoğan Gökçek hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Edinilen bilgiye göre, aynı büroda görevli olan ve hakkında gözaltı kararı çıkarılan diğer isimlerden bazıları şöyle: Mustafa Şahin, Mehmet Karabidek, Mevlüt Aydıntürk, Yahya Küçük, Hakan Büyükabacı. Ayrıca Ayrımcılık ve Cinsel Suçlar Bürosu savcısı Metin Dikeç, Genel Soruşturma Bürosu savcısı Selçuk Kocaman, İlamat İnfaz ve Denetimli Serbestlik Yardım Merkezi Bürosu savcısı Uğur Zorlu ile Ankara Hakimleri Abdulkadir Çakır, Zeynep Şahin, Refika Nurgül Ünal, Hamza Yalçınkaya, Can Aysan, Önder İrfan Yorgancılar, Talip Aydın, Osman Doğan, Ayşe Doğan, Zafer Özer de hakkında gözaltı kararı çıkarılan diğer isimlerden.

2 BİN 51 KİŞİ TUTUKLU
HSYK, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile bağlantılı 2 bin 851 yargı üyesini de görevden uzaklaştırmıştı. Sorgulanmak üzere birçoğu gözaltına alınan bu şüphelilerin meslekten tamamen ihraç edilmesi bekleniyor. Dün yakalama kararı verilen 648 isimle birlikte 15 Temmuz sonrası haklarında işlem yapılan yargı üyesi sayısı 3 bin 499 oldu. İlk gruptan tutuklanan yargı üyesi sayısı ise 2 bin 51. Kalanlar arasında 200'ün üzerinde hakim-savcının firari olduğu sanılıyor.

Sayıştay'a dev operasyon
Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında Sayıştay'a kapsamlı bir operasyon düzenlendi. Kurumdaki FETÖ üyeleri ve örgüte ilişkin bilgi-belgeleri elde etmek amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne ait çok sayıda polis, dün öğleden sonra arama yapmak üzere Sayıştay'a geldi. FETÖ üyesi olduklarından şüphelenilen Sayıştay çalışanlarının odalarında yapılan aramaya, 120 polis ve 15 savcı katıldı. Sayıştay'daki arama çalışmaları gece geç saatlere dek sürdü.

TRT'de 42 gözaltı
FETÖ darbe girişimine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında TRT çalışanı 42 kişi gözaltına alındı. Aralarında haber spikeri ile müfettişlerin de bulunduğu 42 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/gundem/648-hakim-savciya-yakalama-2509762


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Şeytanın aklına gelmez! 'Abi'ler böyle mesajlaşmış" Aug 12, 2016

--Alıntı--

Anadolu Ajansı 12 Ağustos 2016 - 11:26


FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Sivas'ta tutuklanan Cumhuriyet Üniversitesi öğrencisi, örgüt içerisindeki haberleşmenin özel şifrelerle girilen ve ilk bakışta araba yarışı oyunu gibi görünen program üzerinden yapıldığını itiraf etti.

FETÖ'nün öğrenci evleri sorumlusu "abi" konumunda olan İ.Y, itirafçı olarak verdiği ifadesinde, 2012'de Sivas'ta lise 4'üncü sınıftayken gittiği dershanede örgütle tanıştığını anlattı. Daha sonra 4 yıl örgütün kendisi ve arkadaşları için ayarladığı evlerde kaldığını belirten İ.Y, "Bu süre içerisinde örgüt içerisinde ilk başlarda abiler tarafından bana herhangi bir görev verilmedi. 2014 yılı itibarıyla örgütün öğrenci evleri ve ev abilerinden sorumlu olduğunu, Cumhuriyet Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde okuduğunu ve 2014 yılında mezun olduğunu bildiğim, ayrıca örgüt içerisinde hiyerarşiden kaynaklanan ve çözülmeme amaçlı alınan önlemlerle alakalı telefon numarasını kesinlikle vermeyen şahsın beni yönlendirmesi, ikna etmesi ve atamasıyla ev abisi görevine getirildim." dedi.

Kalacakları evleri örgüt belirlemiş

Ev abisi olmasının ardından kendisine bazı görevler yüklendiğini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Bulunmuş olduğum görevdeki sorumluluğum evin gelir-gideri, temizliği, haftalık veya aylık sohbet toplantılarına katılmak, örgüt içerisindeki üst düzey abilerin talimatları doğrultusunda örgüte elaman kazandırmak yani okuldan veya çevreden örgütle alakası olmayan şahısları etkilemek ve onlara örgüt faaliyetleri hakkında bilgi vermek suretiyle FETÖ/PDY'ye üye olmayı sağlamak gibi etkinliklerdi. Abilik yaptığım 2 yıllık dönem içerisinde benim üstüm olan abilerin verdiği talimatların pasif olanlarını yerine getirdim. Örgüt içerisinde hiyerarşik şekilde belirtilen rütbe sıralamasında ev abiliği, evdeki kalanların maneviyat gücüne göre bir yıl önceden belirlenirdi. Üst düzey abiler tarafından biz öğrencilerin kalacağı evler bilgimiz dışında daha önceden ayarlanır, ev kiralanır, bu evde kalacak isimler yine bilgimiz haricinde örgüt tarafından tespit edilerek bizlere bildirilirdi. Biz de aldığımız talimat doğrultusunda tutulan evlere yerleşir ve kalmaya başlarız. Ev içerisinde bizlerin evden ayrılması veya atılması gibi konularda yetki tamamen bölgenin talebe mesulü yani BTM'ler tarafından karara bağlanırdı."

İ.Y, örgüte ait öğrenci evlerinde kaldığı dönemde, örgütün üst düzey abileri tarafından seçimlerde AK Parti dışındaki partilere oy verilmesi yönünde telkinler yapıldığını dile getirdi.

FETÖ/PDY örgütünün tüm faaliyetlerini gizlilik ve hiyerarşik yapı içerisinde yürüttüğüne dikkati çeken İ.Y, "Bu hiyerarşik yapı içerisinde sorumlu olan abiler veya imam olarak adlandırılan şahıslar üstünün üstü hakkında bilgi sahibi olmazlar. Telefonlarını, ikametlerini, nasıl ve nerede yaşadıklarını bilmezler. Sadece üstün üstü isterse alt seviyedeki şahıslarla irtibata geçer ve talimatlarını verir. Bu kapsamda benim üst olarak ev abiliği yetkim vardı. Ben de yetkim dahilinde bana verilen görev ve sorumlulukları örgütün belirtmiş olduğu gizlilik içerisinde yerine getirdim." diye konuştu.

Önce "By Lock" sonra "Asphalt 8 Airborne" programını kullanmışlar

Örgüt içerisindeki iki kişi tarafından cep telefonuna örgüt üyelerinin haberleşme için kullandığı "By Lock" isimli programı yüklediğini aktaran İ.Y, şöyle devam etti:

"Programı kuran kişi, nasıl çalıştığını, işlevini ve nasıl irtibat kuracağımızı anlattı. By Lock programını 1,5-2 ay kadar kullandım. Bu zaman zarfında FETÖ/PDY örgütü mensuplarından birçok kişiyle görüştüm. Ancak şu an kimlerle görüştüğümü hatırlamıyorum. Ayrıca program içerisinde bulunan şahıslara zaman zaman örgüt mensuplarınca Kur'an ayetleri, sureler ve Fetullah Gülen'in sohbetlerinden kesitler ve Fetullah Gülen'in farklı siteler ve televizyonlarda yapmış olduğu sohbetlerin yayınlandığı internet sayfa adresleri geliyordu. Ayrıca program içerisinde örgüt mensuplarının sohbet verme amaçlı toplanacağı adres ve toplantı tarihleri de bildiriliyordu. Bu gelen bildirimler de kullanıcılar kendisini ayarlıyordu."

İ.Y, aynı kişinin daha sonra telefonuna "Asphalt 8 Airborne" isimli program yüklediğini, programın internetteki orijinal sembolünün sarı renkli olduğunu ancak telefonuna yüklenen programın kırmızı renkli simgesi olduğunu belirtti. Kendisinden örgüt içindeki haberleşmenin bu program üzerinden yapılmasının istendiğini belirten İ.Y, oyun görünümlü programa şifreyle girildiğini kaydetti.

Programı yükleyen kişinin programa giriş için kendisine şifre verdiğini ve diğer kişileri nasıl ekleyeceğini gösterdiğini anlatan İ.Y, şöyle devam etti:

"Telefonuma yüklenen örgüt içerisinde kullanmış olduğumuz 'Asphalt 8 Airborne' programı örgüt içerisinde her şahsa yüklenmez. Ancak program gerekli olan yani ihtiyaç duyulan kişilere yüklenir. Bu programda aynı By Lock programı gibi bilgi akışı sağlanıyordu. By Lock programından tek farkı her önüne gelene bu program yüklenmez. Sadece ihtiyaç duyulan kişilerde bu program mevcuttu. Benim programa yüklenme sebebim ev abisi olmamdan ve gelen mesajlarda bilgi akışını diğer arkadaşlara iletmemdi. İsimlerin karşısında bulunan numaralar sistemin kişilere verdiği kod numarasıdır. Birini eklemek isteyen kişinin, karşı taraftaki kişinin kod numarasını bilmesi gerekir."

Astsubaylık sınavıyla ilgili örgüt içerisinde görevli olduğunu bildiği kişinin kendisinin astsubay olmasını istediğini de dile getiren İ.Y, "Bu şahıs benim yanıma gelerek astsubay olmamı istedi. Hatta 'Astsubay olsan bizim için daha iyi olur' dedi. Bunu ilk etapta kabul ettim. Ancak örgüt içerisinde baskılar artınca bu meslekten soğudum. Ama yine de astsubay olmak için kara astsubaylığı formlarını doldurdum." ifadelerini kullandı.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/seytanin-aklina-gelmez-abiler-boyle-mesajlasmis-40190648


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Fetullah Gülen'in ele geçirilen bu notları çok konuşulacak!" Aug 12, 2016

--Alıntı--

Giriş Tarihi: 12.8.2016 09:55

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşılığından gıyabi tutuklu Fetullah Gülen tarafından söylenmiş ve örgüt mensuplarınca doğrudan kaleme alınan notlar, Isparta’da düzenlenen operasyonda ele geçirildi. FETÖ elebaşı Gülen’in notları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı FETÖ çatı iddianamesi ile Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye girdi.
Bu notlar, Gülen'in gizlice örgütlenirken izlediği yol, kişilere ve kurumlara yaklaşımına dair bilgiler içeriyor.

Notlarda FETÖ elebaşı Gülen, eski Başbakan Bülent Ecevit için "MGK'da bizi savundu" ifadesini kullandı. Aynı notlarda Gülen'in suikast sonucu öldürülen gazeteci Abdi İpekçi için "Siyonist, öldürenin elini öperim" ifadesi de yer alıyor.

"BÜLENT ECEVİT OKULLARIMIZI EN AZGIN AĞALARA KARŞI MÜDAFAA ETTİ"

İddianamedeki notlar ve bilgiler şöyle sıralanıyor:

-Ecevit'e 3 defa, 4 defa gittim. Çok saygılı davrandı. Hizmetimize fırtınalı bir dönemde sahip çıktı. MGK'da bizi savundu. Dosyaları masaya vurup oturumu terk etti. Mahkûmiyet kararı verildi. Onu derhal kaldırttı. Okullarımızı en azgın ağalara karşı müdafaa etti. Bunlar unutulacak gibi değil. Bülent Bey çok asil davrandı. Ecevit ne namaz kılmış ne de oruç tutmuş. İlk Danimarka'da okulumuzu görmüş. Sonra da Rusya'da görmüş. Bu görmeleri ile hizmete sahip çıkmış.

"YAHUDİLERLE KAVGA EDEREK HİZMET EDİLMEZ"

-Amerikalılarla kavga ederek yeryüzünde hizmet edemeyiz. Dünya Yahudilerin idaresine doğru gidiyor. Eğer dünyada hizmet edeceksek bunlarla kavga ederek olmaz.

"ALEVİ, ŞECERESİ BOZUK..."

-Alevi, şeceresi bozuk generalleri Süleyman Demirel'e listeler halinde verdik. Maalesef "Hocam sen karışma, orduya müdahale etme" diyor. Bize hakaretamiz ifadelerle mukabelede bulunuyor. Biz her zaman Demirel'e güvendik, hep aldandık.

"ERGENEKONCULARIN SESLERİ KESİLECEK"

-Bir gün gelecek bu Ergenekoncuların sesleri kesilecek. Dünyada hiç kimse size zarar veremez, veremeyecek.

"BANA DOKUNAN İFLAH OLMUYOR"

-Paşaları çavuş yaptık. Bana dokunan iflah olmuyor.

"İNŞALLAH DEVRİLİP GİDECEKSİNİZ"

-Çilingiroğlu (Kılıçdaroğlu'nu kastediyor) tamamen çevresi Tuncelili Aleviler tarafından tutulmuş. İnşallah devrilip gideceksiniz. Bunların içine MHP ve KCK'yi de koyarak beddua ettim. CHP ve MHP'nin içi bundan sonra iyice karışacak.

- Hanefi Avcı'ya bu belgeleri kim verdi? Bizden ayrılan gayri memnunlar.

"MERAL AKŞENER GİBİ GÜZEL İNSANLARIN..."

-MHP başörtüsü ile alakalı en ufak şey demiyor. Münafıkça bir yaklaşım içindeler. Meral Akşener gibi güzel insanların sessizliğine hayret ediyorum.

"ABDİ İPEKÇİ'NİN ÖLDÜRÜLMESİ YERİNDE BİR HAREKETTİR"

-Abdi İpekçi'nin öldürülmesi yerinde bir harekettir, İpekçi, beynelmilel siyonistlerden olup İslam ve Türklük adına büyük cinayetler işlemiş bir kimsedir. Öldürenin elini öperim.

1. kaynak: Habertürk
2. kaynak: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/12/fetullah-gulenin-ele-gecirelen-bu-notlari-cok-konusulacak

[Edited at 2016-08-12 13:51 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ soruşturmasında 5 bin 342 üniversite personeli uzaklaştırıldı" Aug 12, 2016

--Alıntı--

ANKARA (AA)12 Ağustos 2016 - 12:57Son Güncelleme : 12 Ağustos 2016 - 15:00

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yapılan işlemler kapsamında, toplamda 6 bin 792 akademik ve idari personel hakkında işlem başlatıldığını, bunlardan 5 bin 342 personel hakkında ise görevden uzaklaştırma kararı alındığını açıkladı.

YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında 3 ay süre ile ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) sonrasında Başbakanlığın ilgili kararıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı bünyesinde OHAL Komisyonu oluşturulduğu hatırlatıldı. Bu komisyon marifetiyle üniversitelerdeki görevden uzaklaştırmalar ve soruşturmalarla ilgili gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı ve bu süreçlerin yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, "Yükseköğretim kurumlarında FETÖ/PDY terör şebekesine mensup hiç kimsenin barınmasına asla müsaade edilmeyecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.

'HUKUKİ ÇERÇEVEDEN AYRILMADAN...'

YÖK'ün açıklamasında, üniversitelerde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik işlemlere ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:

"Devlet ve vakıf üniversitelerimizde toplam 5 bin 247 akademik personele ilişkin işlem başlatılmış olup, bunlardan toplamda 4 bin 225 kişi hakkında görevden uzaklaştırma kararı alınmıştır. Devlet ve vakıf üniversitelerimizde toplam bin 545 idari personele ilişkin işlem başlatılmış olup, bunlardan toplamda bin 117 personel hakkında görevden uzaklaştırma kararı alınmıştır. Toplamda 6 bin 792 akademik ve idari personel hakkında işlem başlatılmış olup, bunlardan toplamda 5 bin 342 personel hakkında görevden uzaklaştırma kararı alınmıştır. Hukuki çerçeveden ayrılmadan, büyük bir sürat ve titizlikle gerçekleştirilen bu süreçlere ilişkin kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz."

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/feto-sorusturmasinda-5-bin-342-universite-personeli-uzaklastirildi-40190816


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ'cü Hakan Şükür'ün 200 milyon liralık mal varlığı" Aug 12, 2016

--Alıntı--

14:45 Ağustos 12, 2016
DHA

FETÖ'ye finansman sağladığı belirlenen Hakan Şükür ve babası Selmet Şükür'ün mal varlıklarına el konuldu. Hakan Şükür ve babası Semet Şükür'ün tüm mal varlıklarının değerinin yaklaşık 200 milyon lira civarında olduğu belirtiliyor.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ soruşturması kapsamında Hakan Şükür ile Sakarya'da müteahhitlik yapan babası Sermet Şükür hakkında gözaltı kararı verdi. Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Hakan Şükür ile babası Sermet Şükür'e ait Adapazarı ve İstanbul'da bulunan evlerde arama yapıldı. Sermet Şükür yapılan aramalara rağmen bulunamadı. Savcılık, Hakan Şükür ile Sermet Şükür hakkında res'en yakalama kararı aldı.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı, Hakan Şükür ve babası Sermet Şükür'ün FETÖ'ye finansal destek sağladıklarını belirledi. Savcılığın başvurusunu inceleyen Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, Hakan Şükür ve babası Sermet Şükür'ün taşınmazlarına, kara ulaşım araçlarına, banka veya diğer mali kurumlardaki hesaplarına, gerçek veya tüzel kişiler nezdinde ki her türlü hak ve alacaklarına, uhdelerinde bulunan kıymetli evraklara, şirketlerdeki ortaklık paylarına, kiralık kasa mevcutlarına ve diğer mal varlığı değerlerine el konulmasına karar verdi. Mahkemenin kararı tapu müdürlükleri, emniyet müdürlüğüne ve vergi dairelerine gün içerisinde tebliğ edildi.

BABA-OĞUL GAYRİMENKUL ZENGİNİ
Hakan Şükür ve babası Sermet Şükür'ün yapılan ilk araştırmada gayri menkul zengini oldukları belirlendi. Hakan Şükür ve babasının Sakarya, Antalya, Bodrum, İstanbul Bakırköy, Beşiktaş, Büyükçekmece'de daireler, Adapazarı ve Sapanca'da bina, Kandıra'da arsaları olduğu tespit edildi. Sermet Şükür'ün, Sakarya'nın Serdivan ilçesinde 10 dönüm arsa üzerinde lüks villalar yaptırdığı belirlendi.

Hakan Şükür'ün, Adapazarı şehir merkezinde, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Sakarya Grup Başkanlığı'na bağlı vergi müfettişleri tarafından FETÖ soruşturması tarafından kapatılan bir dershanesinin de bulunduğu belirlendi. Hakan ve babası Selmet Şükür'ün tüm mal varlıklarının değerinin yaklaşık 200 milyon lira civarında olduğu ifade ediliyor.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/ekonomi/fetocu-hakan-sukurun-200-milyon-liralik-mal-varligi-2510158

________________________________________

Hakan Şükür'ün babası Sermet Şükür gözaltına alındı
12.08.2016 Cuma 14:38 - Son Güncelleme: 12.08.2016 Cuma 15:36

Sakarya'da FETÖ'nün darbe girişimine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Hakan Şükür'ün babası Sermet Şükür gözaltına alındı.
Polis, Sermet Şükür’ün Adapazarı Sakarya Caddesi’nde bulunan Salko Camii’nde cuma namazında bulunduğunu ihbar edilmesi üzerine harekete geçti.

Camiye giden ekipler cuma namazının kılınmasını bekledi. Namazın bitmesinin ardından Sermet Şükür polisleri görünce ellerini havaya kaldırdı. Hakkında yakalama kararı bulunan Selmet Şükür polis aracına konularak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Gökhan Şükür ise aracıyla babasının götürüldüğü ekip aracına takip ederek Emniyet Müdürlüğü’nün önüne gitti.

YAKALAMA KARARI ÇIKARILMIŞTI
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında eski milletvekili ve futbolcu Hakan Şükür ve babası Sermet Şükür hakkında yakalama kararı çıkartılmıştı.

SAKARYA/DHA
Kaynak: http://www.karar.com/gundem-haberleri/hakan-sukurun-babasi-gozaltina-alindi-216816

[Edited at 2016-08-12 13:48 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Nikahtan sonra itiraf... Teslim olup her şeyi anlattı" Aug 12, 2016

--Alıntı--
cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 12 Ağustos 2016 Cuma, 12:18

SAS komandosu Avşar Zırh, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin içindeydi. Görevi Deniz Kuvvetleri Komutanı Bostanoğlu’nu derdest etmekti. Darbe başarısız olunca gözaltına alındı. Ancak mahkemede, ‘Benim ilgim yok, yarın düğünüm var’ dedi ve serbest kaldı. Zırh, düğünü yaptıktan sonra, “Vicdanım uyutmuyor” diyerek kendi teslim oldu.

İstanbul Büyükçekmece'deki SAS Sualtı ve Kurtarma Grubu Komutanlığı'nda görevli astsubay üstçavuş SAS komandosu 26 yaşındaki Avşar Zırh, başarısız darbe girişimi sonrası gözaltına alındı. Savcılıkta ve hakim karşısında darbecilerle hiçbir ilgisi olmadığını söyledi. Üstelik ertesi gün düğünü olacağını da söyleyince serbest kaldı ve görevinin başına döndü. Fakat verilen şehitler, tankların altında ezilen halk Zırh'ın vicdanını yaraladı. Vatan gazetesinden Elif Altın’ın haberine göre, yeni düğün yapan Zırh “Allah’tan korktum” deyip darbe girişiminin içinde yer aldığını itiraf ederek teslim oldu.

‘ALLAH'TAN KORKTUM'

10 gün sonra teslim olan Zırh, “İfademin alınıp serbest bırakılmamdan sonra 10 içerisinde yaşanan olaylar, ülkemizin düştüğü durum, bu olaylardan dolayı hayatını kaybeden masum insanları düşünerek vicdanen olup biten her şeyi anlatmaya karar verdim. Kendi isteğim ile birliğime giderek askeri savcıya her şeyi anlattım. Allah'tan korktuğum ve vatan borcum olduğunu düşündüğüm için olduğu gibi itiraf ettim” dedi.

‘ORTAOKULDA GİRDİM'

SAS komandosu, savcıya cemaat ile ortaokul yıllarında tanıştığını, ailesinin durumu kötü olduğu için cemaatin yol parasını ve dershane parasını verdiğini anlattı. Darbe gecesiyle ilgili de şunları söyledi:
“2015 yılında Su Altı ve Kurtarma Grup Komutanlığı'nda göreve başladım. Ben birkaç gün önce izne ayrılmıştım. 14 Temmuz günü ismini Ulvi olarak bildiğim cemaat abim beni telefonla arayarak buluşmak istedi. Buluşmada tanımadığım bir kişi daha vardı. Bu kişi bana, ‘Yarın çok güzel ve önemli şeyler olacak' dedi. 15 Temmuz akşamı saat 23.00 civarı Astsubay Cafer Saraç'ın evine gittim. Orada 3 asker daha vardı.

‘EVLERİNİZE GİDİN'

Saraç, birkaç kişiyle telefon görüşmesi yaptı ve sonra ‘Deniz Kuvvetleri Komutanını almaya gidecektik ama bulamadık' dedi. Ben de bu tarz konuşmalar geçince cemaatin darbe yaptığını anladım. Çok şaşırdım ve tedirgin olmaya başladım. Binbaşı Hakan Egemen'in gece boyuca sosyal medyadan haberleri takip etti. Daha sonra Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, Egemen'i arayarak, darbenin başarısız olduğunu söyledi. Egemen ise, ‘Ne yapmamız gerekiyor komutanım' diye sordu. Harmancı da, ‘yapacak bir şey kalmadı. Evinizde bekleyin' dedi. Egemen de bizi, ‘Normal hayatınıza devam edin. Kimseye bir şey söylemeyin. Bir şey söyleyen olursa inkar edin' diyerek evlerimize gönderdi.”

‘MÜHİMMATI RİVA'YA GÖMDÜK'

Binbaşı Hakan Egemen'in evdeki askerlerden birine ‘komutanım' diye hitap ettiğini anlatan Zırh, “Hakan Egemen askerlerden birine, ‘Komutanım arabada silahlar var. Ne yapalım?' diye sordu. Silahların gömülmesine karar verdiler. Silahları diğer SAT personeli ile Riva'nın üst taraflarında bir yere gömdük. Daha sonra polisler silahları buldu” dedi.

SERBEST KALINCA EVLENDİ

İlk ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen ve ifadesinin ardından serbest bırakılan Avşar Zırh'ın darbe teşebbüsünden 2 gün sonra (17 Temmuz) İstanbul'da evlendiği ortaya çıktı. Büyükçekmece Evlendirme Dairesi'nde kıyılan nikahla Aysun Gören ile dünya evine giren Zırh, 10 gün sonra vicdan azabı çekince savcılığa giderek her şeyi itiraf etti.

REHİN ALINAMAYAN TEK KOMUTANDI

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, 15 Temmuz gecesi Yeşilköy'deydi. Darbeciler Sahil Güvenlik botu göndermişti. Ataköy sahilinde, onu almak için bekliyordu. Emir subayı tuhaflığı anladı, komutanı bota bindirmedi. Bu şekilde Bostanoğlu, gece boyu mobil kalarak darbecilerin elinden kurtulmuş oldu.

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/583388/Nikahtan_sonra_itiraf..._Teslim_olup_her_seyi_anlatti.html


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ verdiği 1 doları geri istemiş" Aug 12, 2016

--Alıntı--

İHA Giriş Tarihi: 12.8.2016 16:40 Güncelleme Tarihi: 12.8.2016 16:59

Erzurum’da dört sene boyunca bir yurtta kalan kız kardeşine 15 Temmuz darbe girişiminden 2 ay önce ‘F’ serili dolar verildiğini söyleyen İmam Zeynel Gül, olayın gün yüzüne çıkartılması gerektiğini söyledi.

Erzincan'da görev yapan 26 yaşındaki İmam Zeynel Gül, 18 yaşındaki kız kardeşi Hacer Gül'ün dört sene boyunca Erzurum'daki Abdurrahman Gazi Özel Kız Öğrenci Yurdu'nda kaldığını söyleyerek 15 Temmuz darbe girişiminden 2 ay önce kardeşine 'F' serili 1 dolar verildiğini anlattı. Kardeşi dışında 7 öğrenciye de 1 dolar verildiğini belirten ağabey, olayla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Kardeşi Hacer Gül'ü dört sene önce Erzurum'da bulunan Abdurrahman Gazi Özel Kız Öğrenci Yurdu'na kaydettirdiklerini söyleyen ağabey Zeynel Gül, şu iddialarda bulundu:

"Kardeşimizi, dört yıl önce, Erzurum'da bulunan Abdurrahman Gazi Özel Kız Öğrenci Yurdu'na kaydını yaptırdık. Kur'an-ı Kerim ve Arapça öğrenmesi için gönderdik fakat geçtiğimiz Ramazan ayının onuncu gününde Kur'an kursunda çocuklara 1 dolar dağıtmışlar. Annem daha öncesinde kız kardeşimin elinde verdikleri 1 doları görüyor ve darbe sonrasında da 1 dolar meselesi gündeme çıkınca annem durumu bana anlattı. Ben de hemen kardeşimi arayarak bunun doğru olup olmadığını teyit etmek istedim. Kardeşim de doğru olduğunu söyledi. Sonra doların fotoğrafını istedim kendisinden. 'F' serisi doları görünce durumu ilgili mercilere bildirdim. Yani savcılığa giderek tutanak tuttuk."

"NEDEN 1 DOLAR VERİLDİĞİNİ SORDUK"

Durumu anlamak için yurt görevlileriyle irtibata geçtiklerini anlatan ağabey Gül, "Kursun ileri gelen hocalarından birisi bize mesaj atarak bu 1 doların onların en büyük ağabeylerinden biri olan Hasan A.'nın annesinin vefatı dolayısıyla her yıl adet olarak getirerek dağıttıklarını söylediler. Ben de kardeşime böyle bir durum var mı diye sordum. Kardeşim de öyle bir şey olmadığını dört yılda ilk defa böyle dolar dağıtıldığını söyledi. Ayrıca diğer kızlara da sorduk onlar da böyle bir şeyin olmadığını anlattılar bize" diye konuştu.

"ZEKAT OLDUĞUNU SÖYLEDİLER"

Bir süre sora bölge sorumlusu tarafından arandıklarını dile getiren İmam Zeynel Gül, "Daha sonra yine bunu doğruladıktan sonra bölge sorumlusu Ahmet Ş. isimli birisi arayarak 1 doların yanı sıra 20 TL de verdiklerini ve bunun zekat olduğunu söyledi. Yine teyit etmek için kızlarla mesaj yoluyla iletişime geçtim. Onlar da 1 doların yanında kesinlikle 20 TL'nin verilmediğini söylediler. Burada söylemek istediğimiz meselelerin aslı şudur; bir vatandaş olarak ve özellikle de İslam'ı öğrenmek için gönderdiğimiz kardeşimize burada görüyoruz ki 1 dolar dağıtılıyor. Öğrencilerden bazıları bunun bereket getirdiğini düşünmüşler. Hatta birisi doları babasının cüzdanına koymuş. Eğer bereket içinse Türk parasının köküne kramp mı girdi? Yani 1 TL'yi okuyun verin ya da 10 TL'yi okuyun verin. Neden dolar ve neden George Washington? Maneviyatı yüksek biri mi ki bizim ilmimizde veya bizim kültürümüzde. Çok değerli biri mi ki George Washington resmini oku, üfle götür" şeklinde konuştu.

"KARDEŞİME 'NEDEN BİZİ SAVUNMADIN' DEDİLER"

Olayla ilgili kardeşinin arandığını belirten ağabey Gül, "İlk önce bize Hasan A.'nın annesinin vefatı dolayısıyla dediler daha sonra bölge sorumlusu Ahmet Ş. bunun aksine zekat olduğunu söyledi. Şimdi burada bu çocuklar neden akledip durumu ailelerini anlatmadılar bu sorulabilir. Ahmet Ş. denen bölge sorumlusu ağabeyleri nasıl bir genç yetiştirdiklerine istinaden neden bizi savunmadın? Biz sana dört sene emek verdik neden abine ve annene karşı böyle bir paranın olmadığını inkar etmedin? Varsa da neden anne bu paralar dini boyuttadır diye söylemedin demiş" ifadelerini kullandı.

"KARDEŞİMDEN DOLARI GERİ GETİRMESİNİ İSTEDİLER"

Yaşanan olaylar sonrası kız kardeşi 18 yaşındaki Hacer Gül'ü yurttan aldıklarını söyleyen ağabey Zeynel Gül, "Kardeşimi de bir daha gitmemek üzere yurttan aldık. Şimdi kursa dönmesini isteyerek arıyorlar. Doları da hatta getirmesini istiyorlar. Bunun bir an önce cevap bulmasını istiyoruz. Gerek izlediğimiz haberlerden yola çıkarak gerekse de dolardaki serilerin aynı olmasıyla bu bizi endişeye sevk etti. Biz zaten bunun açıklığa çıkmasını istiyoruz. Biz aile olarak özellikle 1 doların gündemde böyle çalkantılı olmasıyla kendimizi zan altında hissediyoruz. Psikolojik olarak da huzursuz hissediyoruz. Acaba evladımızı da herhangi bir şeye bulaştırdılar mı diye düşünüyoruz" dedi.

Olayın açığa kavuşturulması gerektiğini ifade eden Gül, "Eğer ki FETÖ denen bir örgütle arka planda, öğrencilerin bilmediği bir noktada iletişim olmuşsa bunun açığa çıkmasını ve bu tuzağı kuran veya bu oyunu oynayan kişiler bir an önce yetkililer tarafından tespit edilerek bedelini ödemelidir" diye konuştu.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/12/feto-verdigi-1-dolari-geri-istemis


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"FETÖ'nün Belçika'daki çatı kuruluşundan Türkçe haber sitelerine tehdit" Aug 12, 2016

--Alıntı--

Anadolu Ajansı Giriş Tarihi: 12.8.2016 17:56 Güncelleme Tarihi: 12.8.2016 17:57

FETÖ'nün Belçika'daki çatı kuruluşu FEDACTIO, ülkede Türkçe yayın yapan sitelere mektup yollayarak, haberlerin kaldırılmaması durumunda hapis cezası alabilecekleri tehdidinde bulundu.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), Belçika'daki çatı kuruluşu Aktif Dernekler Federasyonu (FEDACTIO), ülkede Türkçe yayın yapan haber portallarına tehdit mektubu gönderdi.

FEDACTIO'nun avukatının imzasıyla gönderilen mektupta, FETÖ'nün Belçika yapılanmasına ilişkin haberlerin 24 saat içinde sitelerden kaldırılması istendi. Aksi halde, FEDACTIO'nun terör örgütüyle bağlantılı gösterilmesi nedeniyle, bu sitelerin yöneticilerinin 8 günden bir yıla kadar hapis ve 200 avroya kadar para cezası alabileceği ifade edildi. Ayrıca bu tür haberlerin FEDACTIO üyelerine karşı nefrete katkı yaptığı öne sürüldü.

FETÖ'nün Belçika'daki çatı örgütlenmesi FEDACTİO'nun internet sitesindeki yazıda, yapılanmanın aynı hedefi paylaşan 67 dernekten oluştuğu ifade ediliyor. İnternet sitesinden bu derneklerin ve yöneticilerinin isimleri sonradan çıkarılsa da, 2012 yılında bastırılan bir tanıtım kitapçığında FEDACTIO üyeleri tek tek sıralandı.

"FEDACTIO, FETULLAH GÜLEN'İN FİKİRLERİNİ PAYLAŞANLARDAN OLUŞUYOR"

FEDACTIO ve FETÖ arasındaki bağ önce Belçika TV ve gazetelerinde yer aldı.

Belçika kamu televizyonu RTBF, darbe girişiminden birkaç gün sonra FEDACTIO üyesi Hüseyin Çakmak ile röportaj yaptı.

FEDACTIO'nun FETÖ ile bağlantısıyla ilgili bir soruya, ne "evet", ne de "hayır" yanıtını veren Çakmak, "Bu grup, Fethullah Gülen'in fikirlerini paylaşanlardan oluşuyor. Ancak FEDACTIO, Gülen hareketinin bir parçası olduğunu iddia etmiyor. Bununla beraber, Belçika'daki Türk toplumu, federasyonumuzun derneklerinde faaliyet gösteren birçok kişinin Gülen'in görüşlerinden etkilendiğini ve aynı görüşleri paylaştığını biliyor." ifadesini kullandı.

FEDACTİO Başkanı Musa Soydemir

BELÇİKA GAZETESİNE GÖRE ÜLKEDEKİ FETÖ YAPILANMASI

Flamanca yayın yapan De Standaard gazetesi de, 19 Temmuz'da Belçika'da FETÖ ile bağlantılı ve FEDACTIO adı altında toplanan kurum ve derneklerin listesini, "Gülen'den ilham alan kurumlar ağı" başlığı altında yayımladı. Bunlar, haberde kategorilerine göre şöyle sıralanmıştı:

Diyalog, sanat ve kültür dernekleri: Flaman Kültürlerarası Merkez (Vlaams Intercultureel Centrum), Belçika Türk Dostluk Derneği (BELTUD), Cedicow Derneği, Le Pont Kültür Merkezi, Diyalog Platform

Medya: Zaman Vandaag

Kadın Dernekleri: Turquoise Derneği, Golden Rose Derneği, Koza Derneği, Damla Derneği, Inspiration Derneği

Gençlik Dernekleri: Flaman Olimpiyat Derneği (VOV), Frankofon Olimpiyat Derneği (Francolympiades), For Youth Derneği

Öğretmen Dernekleri: İslam Dersi Öğretmenleri Derneği (VLERIG)

Toplum Merkezleri: Vuslat Derneği

Yardım Kuruluşları: KYM International Derneği

Ders Merkezleri: Academie, Compass, Gouden Meridiaan, Tempus, De Oase, Prisma, La Tulipe, Poorten-Bruggen

Öğrenci Dernekleri: Belçika Öğrenci Platformu

Veli Dernekleri: Belçika Türk Veliler Birliği (Turkse Oudervereniging van Belgie)

İş Ağı: Avrupa Profesyoneller Ağı (EPN)

Okullar: Ecole Des Etoiles, Lucerna Koleji

İş dernekleri: Belçika Aktif İşadamları Federasyonu (BETİAD), Küçük ve Orta Ölçekli İşadamları Derneği (UNİEKON), TUSKON, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (UNİTEE).

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/12/fetonun-belcikadaki-cati-kurulusundan-turkce-haber-sitelerine-tehdit

[Edited at 2016-08-12 15:10 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Gizli tanık olan general her şeyi anlattı" Aug 13, 2016

--Alıntı--
Hürriyet Haber 13 Ağustos 2016 - 08:24 Son Güncelleme : 13 Ağustos 2016 - 08:30

Darbe girişimi sonrası İzmir’de tutuklanan bir general gizli tanık oldu. Darbeden bir hafta önce Ankara Çukurambar’da FETÖ imamı Adil Öksüz ve Orgeneral Akın Öztürk’ün de yer aldığı bir toplantı yaptıklarını söyleyen general, "Darbe, bize 'bu işin sonu selamet ve zenginlik' denilerek tebliğ edildi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan bir general, gizli tanık olarak ifade verdi.

İşte darbe planını tüm detaylarıyla anlatan 'gizli tanık' generalin çarpıcı ifadesi:

Darbe girişiminin arkasındaki önemli isimler arasında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri İmamı ve Akıncı Üssü'nde yakalanıp serbest bırakılan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Adil Öksüz ile YAŞ üyesi Orgeneral Akın Öztürk de yer aldı. Darbeyi planlayan Orgeneral Akın Öztürk, İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ömer Faruk Harmancık, Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Adil Öksüz, dokuz günlük Ramazan Bayramı tatili süresince Ankara Çukurambar'da bir villada buluştu.

TEK TEK ÇAĞRILDI

6-7-8-9-10 Temmuz tarihlerinde, darbeye katılacak komutanları teker teker çağırıp, görevleri tebliğ ettiler. Ben de o dönemde gittim. Daha sonra 11-12 ve 13 Temmuz'da çağırdıkları komutanlar da olmuş. Toplantıya giderken herkes cep telefonlarını evde bıraktı. Dikkat çekmemek için kot ya da şort ve tişört gibi rahat kıyafetler giymemiz istendi. Önce en az iki kez araç değiştirip buluşma noktalarına gittik. Buralardan bizi kapalı minibüslerle alıp villanın garajına götürdüler. Oradan da villadaki büyük bir salonda, Adil Öksüz ve Akın Öztürk'ün de aralarında bulunduğu heyetin karşısına çıktık. Her komutana darbede kendi ilinde yapacakları anlatıldı. Ama kimseye yazılı bir belge verilmedi. Konuşmanın başında da bir kere anlatacaklarını söyleyerek uyardılar.

"HAVA KUVVETLERİ KOMUTANI'NI İKNA EDERİZ"

Darbe planı bana anlatıldığında, itiraz ettim ve 'çatışma çıkar' dedim. Bana, 'sen merak etme, çatışma falan çıkmaz, bütün komutanları ikna ederiz. Bir tek Hava Kuvvetleri Komutanı sorun çıkarır. Onu da kendi yöntemlerimizle hallederiz. Bütün tedbirleri aldık' dediler. Bize örgüte girerken ettiğimiz yemini hatırlatıp, FETÖ'nün ailemizden bile önce geldiğini söyleyerek, 'bu işin sonuna selamet, huzur mutluluk ve zenginlik var' dediler. Tebliğ edilen görevlendirmeler sonrası da tekrar aynı minibüslerle Ankara'daki belirli noktalara bizi bıraktılar.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gizli-tanik-olan-general-her-seyi-anlatti-40191875

[Edited at 2016-08-13 06:37 GMT]


Direct link Reply with quote
 

Adnan Özdemir  Identity Verified
Turcja
Local time: 05:50
Członek ProZ.com
od 2007

niemiecki > turecki
+ ...
NOWY TEMAT
"Cemil Çiçek: Hepimizin günahı var bizimki yüzde 90" Aug 13, 2016

--Alıntı--

Haber: Nuray BABACAN / ANKARA 12 Ağustos 2016 - 20:53


Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, FETÖ’nün devlette yapılanmasında 1970’lerden beri herkesin günahı olduğunu belirterek, “Belki bizim günahımız yüzde 90 ama unutmayın yüzde 1 de zehirlemek için yeterli” dedi. Çiçek, TBMM kulisindeki sohbetinde, FETÖ soruşturma süreci ve darbe girişimiyle ilgili özetle şunları söyledi:

CEMAATİN LOBİ ÇALIŞMALARI

“Cemaatin yurtdışında para vererek yaptığı lobiciliğin zararlarını 17-25 soruşturmasının ardından yaşadıklarımızla biz de gördük. TBMM başkanıyken, 2015’de Ermeni tasarıları konusunda görüşmeler yapmak için Kanada ve ABD’ye ziyaretler düzenledim. Muhataplarımızla ve siyasilerle görüşmeler ayarladık. O dönem oradaki büyükelçilik mensuplarımız bize, cemaatin Türkiye aleyhine yaptığı lobi faaliyetlerini anlattılar. ‘Sayın başkan, ABD başkanı ülkenin yararına bir konu olsa, 100 senatörün yarısından bile imza alamaz, ama cemaat en az 73 senatörün imzasını alır’ dedi.

BİZDEN ÖNCE ZİYARET EDİYORLARDI

Görüşme yapmak için randevulaştığımız siyasileri bizden önce ziyaret edip, Türkiye ve Türk hükümeti aleyhine doldurduklarını öğrendik. Bir kısmını da bizden sonra ziyaret ettiklerini saptadık. Orada think-thank kuruluşlarının organizasyonlarına katılıp, bu konuda görüşlerimizi aktarmak istedik. Bu grupları da kontrol ettikleri, bu toplantılarda, hükümeti zor durumda bırakacak çıkışlar yapabilecekleri anlatıldı bize. Ona rağmen gidip tezlerimizi savunduk, derdimizi anlattık. Ama benden önce bu tür organizasyonlara katılan bazı bakanlara, cemaatin dolduruşuyla zor anlar yaşattıklarını biliyorum.


PARA VE BAĞIŞ İLİŞKİSİ

Türkiye’de güç kaybetmeye başladıkça, yurt dışındaki lobi faaliyetlerini arttırdılar. Tüm terör örgütleri kendilerine yurt dışında destek bulmak için bu yöntemi kullanırlar. Bunlar da aynı şeyi yapıyorlar. Bunu yaparken kurdukları dernekleri, vakıfları, üniversiteleri ve gazetecileri kullanıyorlar. Para akışları da bunlar üzerinden bağış adı altında yapılıyor.

FETÖ GİDER ÇETÖ GELİR

Bu yapı, 70’lı yıllardan beri var olan bir yapı. Bunların bu noktaya gelmesinde hepimizin günahı, vebali var. Belki benim vebalim yüzde 90, başkasının yüzde 5, yüzde 1; ama yüzde 1 bile zehirlemek için yeterlidir unutmayın. Türkiye siyasi, dini ve ticari açıdan kandırılmışların ülkesi. Bakıyorsunuz, bu alanlarda insanlar çok kolay kandırılıyor. Bunu en kolay yaptıkları alan da din. O yüzden sık sık kayıt dışı dine vurgu yapıyorum. Her şey şeffaf olursa, denetime tabi olursa, bunlar yaşanmaz. Şimdi devletin içinden temizleniyorlar. Ama yerine kimlerin getirileceği çok önemli. Bu kişiler, liyakat esas alınarak çok iyi kontrol edilerek alınmalı. Yoksa FETÖ gider, ÇETÖ gelir.”

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/cemil-cicek-hepimizin-gunahi-var-bizimki-yuzde-90-40191482


Direct link Reply with quote
 
Stron w wątku:   < [1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28] >


To report site rules violations or get help, contact a site moderator:


You can also contact site staff by submitting a support request »

UYARI: Dikkat Scam

Advanced search


Translation news in Turcja





LSP.expert
You’re a freelance translator? LSP.expert helps you manage your daily translation jobs. It’s easy, fast and secure.

How about you start tracking translation jobs and sending invoices in minutes? You can also manage your clients and generate reports about your business activities. So you always keep a clear view on your planning, AND you get a free 30 day trial period!

More info »
SDL Trados Studio 2017 Freelance
The leading translation software used by over 250,000 translators.

SDL Trados Studio 2017 helps translators increase translation productivity whilst ensuring quality. Combining translation memory, terminology management and machine translation in one simple and easy-to-use environment.

More info »



Forums
  • All of ProZ.com
  • Szukaj terminu
  • Praca
  • Forum
  • Multiple search